SOSYAL SİGORTALAR KANUNU
Kanun Numarası: 506
Kabul Tarihi: 17/07/1964
BÖLÜM-I
GENEL HÜKÜMLER
KANUNUN AMACI:
Madde 1-İş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.
Bu kanunda geçen (Kurum) deyimi (Sosyal Sigortalar Kurumu) anlamına gelir.
SİGORTALI SAYILANLAR:
Madde 2 - (Değişik madde: 11/05/1976 - 1992/1 md.)
Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar.
10/07/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması hakkındaki Kanuna göre çalıştırılan Koruma Bekçileri bu kanuna tabidir.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./1. md.) Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında yalnız iş kazası ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından bu Kanun’un 85. maddesinde öngörülen şartları taşımaları kaydıyla isteğe bağlı sigortalı olabilirler. Bu şekilde çalıştırılanların işvereni Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ceza infaz kurumları ile tutukevleri iş yurtlarının sorumlu müdür ve amirleridir.
Bu kanunda belirtilen sosyal sigorta yardımlarından sigortalılar ile bunların eş ve çocukları ve sigortalıların ölümlerinde bu kanuna göre hak sahibi olan kimseleri yararlanırlar.
SİGORTALI SAYILMIYANLAR:
Madde 3-
I-Aşağıda yazılı kimseler bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar:
A-(Değişik alt bent: 24/10/1983 - 2934/1 md.)
a) Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle,
b)Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak,
c)Tarım sanatlarına ait işlerde,
d)Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde,
e)Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık ve benzeri işlerinde, çalışanlar hariç olmak üzere tarım işlerinde çalışanlar
B)İşverenin ücretsiz çalışan eşi,
C) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) olan hısımlar sırasında ve aralarında dışardan başka kimse katılmayarak bu konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
D)(Değişik alt bent: 11/08/1977 - 2100/1 md.) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)
E)Askerlik hizmetlerini yapmakta olan yükümlüler (27/02/1962 tarihli 33 sayılı Kanun hükümlerine göre çalışanlar hariç),
F)Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar,
G)Yabancı bir memlekette kurulu herhangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildiren yabancı kimseler,
H)Resmi meslek ve sanat okullarıyle, yetkili resmi makamların müsaadesiyle kurulan meslek veya sanat okullarında tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
I)(Mülga bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./57. md.)
J)Sağlık müesseselerinde işe alıştırılmakta olan hasta veya maluller,
K)Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar,
L)(Mülga bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./57. md.)
II-Aşağıda belirtilenler hakkında bazı sigorta kolları uygulanmaz:
A)(Mülga bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./57. md.)
B)Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35.maddesi hükümleri uygulanmaz.
C)(Değişik alt bent: 29/04/1986 - 3279/1 md.) Kanun’la kurulu sosyal güvenlik kurumlarından malullük veya emekli aylığı almakta iken bu Kanun’a tabi sigortalı bir işte çalışanların 78.maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden 63.madde hükmüne göre Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir.
Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmiş süreler, bu Kanun’a göre sigortalılık süresinden sayılmaz ve 24/05/1983 tarih ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumları’na tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz, 64.madde hükmüne göre toptan ödeme yapılmaz. Ancak iş kazası veya meslek hastalığı halinde 12.madde hükümleri uygulanır.
Bunlardan kendi kanunlarına göre görev malullüğü aylığı bağlanmış olanlar Kurum’dan yazılı talepte bulunurlarsa, bunlar hakkında talep tarihini takip eden aybaşından itibaren, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları da uygulanır.
D) (Mülga bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./57. md.)
İŞVEREN VE İŞVEREN VEKİLİNİN TARİFİ:
Madde 4-(Değişik madde: 11/05/1976 - 1992/1 md.)
Bu kanunun uygulanmasında 2.maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “İşveren”dir.
İşveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimseler “İşveren vekili”dir.
Bu kanunda geçen işveren deyimi işveren vekilini de kapsar.
(Değişik fıkra: 14/05/1985 - 3203/1 md.) İşveren vekili bu Kanun’da belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumludur.
Çiftçi mallarını koruma bekçileri hakkında, işverenlerin bu kanunda belirtilen yükümleri bunları tayine yetkili makam tarafından yerine getirilir.
İŞYERİNİN TARİFİ:
Madde 5-Bu kanunun uygulanmasında, 2.maddede belirtilen sigortalıların işlerini yaptıkları yerler “İşyeri”dir.
İşin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ve araçlar da (işyeri) nden sayılır.
SİGORTALILIĞIN BAŞLANGICI VE MECBURİ OLUŞU:
Madde 6-Çalıştırılanlar, işe alınmalarıyla kendiliğinden “sigortalı”olurlar.
Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar.
Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.
Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.
GEÇİCİ GÖREVDE YABANCI ÜLKEYE GÖNDERİLME:
Madde 7-İşveren tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümleri bu görevi yaptıkları sürece de devam eder.
İŞYERİNİ BİLDİRME:
Madde 8-(Değişik fıkra: 25/08/1999 - 4447/1 md.) İşveren, örneği Kurum’ca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte Kurum’a doğrudan vermek veya iadeli taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.
(Ek fıkra: 11/06/2003 - 4884 S.K./11. md.) Şirket kuruluşu aşamasında, sigortalı çalıştırmaya başlayacağı tarihi ve çalıştırılacak sigortalı sayısını beyan eden şirketlerin ticaret sicili memurluklarına yaptıkları bu bildirimler, ticaret sicili memurluklarınca on gün içinde ilgili Kurum ünitesine gönderilir ve bu bildirim, işverence Kurum’a yapılmış sayılır. Bildirimin bu süre içerisinde Kurum’a gönderilmemesi halinde ilgili ticaret sicili memurluğu hakkında bu Kanun’un 140.maddesinin (a) fıkrası uyarınca işlem yapılır.
İşverene, Kurum’ca, bildirgenin alındığını bildirir bir belge verilir veya taahhütlü olarak gönderilir.
Bildirgenin verilmemesi veya geç verilmesi bu kanunda belirtilen hak ve yükümleri kaldırmaz. (Ek cümle: 29/07/2003 - 4958 S.K./26. md.) İşyerinin miras yolu ile intikali halinde, yeni işveren işyeri bildirgesini ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde doğrudan Kurum’a vermek veya iadeli taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.
Sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devrolunması veya intikal etmesi halinde de, yeni işveren bildirge vermekle yükümlüdür. Bu işlerde çalışan sigortalıların sigorta hak ve yükümleri devam eder. (Ek cümle: 04/10/2000 - KHK/616, md.57: İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 31/10/2000 tarih ve 2000/65 Esas ve 2000/38 Kararı ile)
(Ek fıkra: 24/06/2004 - 5198 S.K./8. md.) Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler, yapı ruhsatı verdikleri inşaatları ruhsat tarihinden itibaren bir ay içinde Kurum’a bildirmekle yükümlüdürler.
ÇALIŞTIRILAN SİGORTALILARI BİLDİRME:
Madde 9-(Değişik fıkra: 25/08/1999 - 4447/2 md.) İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurum’ca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kurum’a doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kurum’a veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kurum’a ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kurum’a verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.
(Ek fıkra: 14/07/1999 - 4010/1 md.) Dışişleri Bakanlığı’nın sigortalı olarak yurtdışı göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise, Kurum’a en geç üç ay içinde gönderilir.
BİLDİRİLMİYEN SİGORTALILAR İÇİN YAPILACAK İŞLEM:
Madde 10-Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kurum’a bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurum’ca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurum’ca sağlanır.
Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kurum’a bildirilmiş veya bu husus Kurum’ca tesbit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kurum’a bildirilmiyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Kurum’ca sağlanır.
Ancak, yukarıki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurum’ca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22.maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26.maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.
BÖLÜM-II
İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI SİGORTASI
İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞININ TARİFİ:
Madde 11-A) İş kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır:
a)Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
c)Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında.
B)Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.
Bu kanuna göre tesbit edilmiş olan hastalıklar listesi dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması üzerinde çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır.
SAĞLANAN YARDIMLAR:
Madde 12-İş kazaları ile meslek hastalıkları halinde sağlanan yardımlar
A)Sağlık yardımı yapılması,
B)Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilmesi,
C)Sürekli iş göremezlik hallerinde gelir verilmesi,
D)Protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,
E) (A) ve (D) fıkralarında yazılı yardımlar için sigortalının başka yere gönderilmesi,
F)İş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla bedeni veya ruhi bir arızaya uğrayanlardan, yurt içinde tedavisi kabil olmayıp, ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün görülen ve mesleğinde uğradığı iş göremezlik derecesinin azalabileceği Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile tesbit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmişse, beraber gidecek kimselerin yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile o yerdeki kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi (Sağlık Kurulu’nca verilen rapora Kurum veya sigortalı itiraz ederse, bu husus Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır),
G)Cenaze masrafı karşılığı verilmesi,
H)Sigortalının ölümünde hak sahiplerine gelir bağlanması.
SAĞLIK YARDIMLARININ TARİFİ:
Madde 13-İş kazalarıyla meslek hastalıkları halinde sigortalıya yapılacak sağlık yardımları, sigortalının:
A)Hekime muayene ettirilmesi, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin sağlanması, gerekirse sağlık müessesesine yatırılması ve her türlü tedavisinın yapılması,
B)Tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme araçlarının sağlanması,
şeklinde olur.
Yukarıdaki fıkralara göre yapılacak sağlık yardımları, sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme yeteneğini artırma amacını güder.
SAĞLIK YARDIMLARININ SÜRESİ:
Madde 14 - Sağlık yardımı, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalıların sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder.
Sigortalı, tedavi gördüğü müessese sağlık kurulunca veya Kurum sağlık kurullarınca gerekli görülürse, Kurum’un dinlenme evlerine yatırılabilir.
Bu yardımlar, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığına tutulan sigortalının Kurum’ca tedaviye alındığı tarihten başlar.
Ancak, meslek hastalığına tutulan sigortalı, Kurum’ca tedaviye alınmadan önce herhangi bir suretle işverene ait yahut resmi veya Kurum’ca uygun görülen ücret tarifesini kabul eden özel sağlık müesseselerinden birinde tedaviye alınmış ise, yardımlar bu tedavinin başladığı tarihten başlanmış sayılır ve belgelere dayanan masraflar Kurum’ca ödenir.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri almakta olan veya bu geliri sermayeye çevrilerek kendilerine ödenmiş bulunanlardan, aynı iş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla yeniden tedavi edilmeleri Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile gerekli gösterilenler de sağlık yardımlarından yararlanırlar.
İŞVERENİN YÜKÜMÜ:
Madde 15-İşveren, iş kazasına uğrayan sigortalıya, Kurum’ca işe elkonuncaya kadar, sağlık durumunun gerektirdiği sağlık yardımlarını yapmakla yükümlüdür. Bu amaçla yapılan ve belgelere dayanan masraflarla yol paraları Kurum tarafından işverene ödenir.
Birinci fıkrada belirtilen yükümlerin yerine getirilmesindeki savsama ve gecikmeden dolayı, sigortalının tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan işveren, Kurum’un bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı ödemekle yükümlüdür.
GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ:
Madde 16-İş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
HEKİM TAVSİYELERİNE UYMAZLIK:
Madde 17-İş kazası, en geç kazadan sonraki gün içinde işverene veya Kurum’a bildirilir.
İş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uyulmaması yüzünden tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğinin veya sürekli iş göremezlik gelirinin kendisine yüklenebilecek kusurun raporda belirtilen oranındaki kısmı, Kurum tarafından düşürülebilir. Şu kadar ki, bu düşürme %50′yi geçemez.
Kurum’un yazılı bildirisine rağmen, teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, tedavi için Kurum’a başvuracağı tarihe kadar sağlık yardımı yapılmayacağı gibi geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri de verilmez.
MESLEK HASTALIĞININ TESBİTİ:
Madde 18-(Değişik madde: 29/07/2003 - 4958 S.K./27. md.)
Meslek hastalığı halinde, bu Kanun’da yazılı yardımlardan yararlanmak için, sigortalının çalıştığı işte veya işyerinde meslek hastalığına tutulduğunun ilgili Sosyal Sigortalar Kurumu meslek hastalıkları hastanesince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle tespit edilmesi gereklidir.
Meslek hastalığı; sigortalı olarak çalıştığı ve böyle bir hastalığa sebep olacak işten veya işyerinden ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ise sigortalının bu Kanun’la sağlanan yardımlardan yararlanabilmesi için; eski işinden veya işyerinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için; yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması gerekir.
Ancak, meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla kesinleştiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin, işyeri incelemesi ile kanıtlandığı hallerde, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.
SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK HALİ:
Madde 19-Geçici iş göremezlik hali sonunda Kurum’a ait veya Kurum’un sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış bulunduğu Kurum’ca tesbit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri almakta olan veya bu geliri sermayeye çevrilerek ödenmiş bulunan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, yukarıdaki fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tesbit olunur.
SÜREKLİ İŞ GÖREMEMEZLİK GELİRİNİN HESAPLANMASI:
Madde 20-(Değişik madde: 23/10/1969 - 1186/1 md.)
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün tamamını veya bir kısmını yitirmiş bulunmasına göre hesaplanır.
Sürekli ve tam iş göremezlikte sigortalıya yıllık kazancının %70′ine eşit yıllık bir gelir bağlanır.
Sürekli kısmi iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine verilir.
Sürekli kısmi veya sürekli tam iş göremez durumundaki sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise bu gelir %50 artırılır.
BİRDEN ÇOK İŞ KAZASINA UĞRAMA HALİ:
Madde 21-Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde meydana gelen arızaların bütünü gözönüne alınarak kendisine sürekli iş göremezliğini doğuran ilk iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir bağlanır. Ancak, sigortalının uğradığı son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancı önceki kazancından yüksek ise sürekli iş göremezlik geliri bu kazanç üzerinden hesaplanır.
GELİRİN SERMAYEYE ÇEVRİLMESİ:
Madde 22-Sürekli iş göremezlik gelirinin sigortalıya ömrü boyunca verilmesi esastır.
Ancak, iş kazası neticesinde tesbit edilen sürekli iş göremezlik derecesinin %25′ten az olması ve bunun üç yıl içinde değişmesinin Kurum’ca mümkün görülmemesi hallerinde sigortalının isteği üzerine bu gelirler sermayeye çevrilerek ödenir.
Bu madde gereğince verilecek Sermaye, Çalışma ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıkları’nca birlikte tesbit olunacak tarifeye göre hesaplanır.
EŞ VE ÇOCUKLARA GELİR BAĞLANMASI:
Madde 23-(Değişik madde: 21/06/1973 - 1753/1 md.)
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:
I)Ölen sigortalının 88.madde gereğince tespit edilecek yıllık kazancının %70′inin;
A) (Değişik alt bent: 20/03/1985 - 3168/1 md.) Dul eşine %50’si, gelir alan çocuğu bulunmayan dul eşine %75′i,
B) (Mülga alt bent: 20/03/1985 - 3168/6 md.)
C) Çocuklardan:
a)18 yaşını, orta öğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine %25′i,
b) (a) fıkrasında belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayan yahut sigortalı babanın ölümü tarihinde evlilik bağlantısı bulunmakla beraber anaları sonradan evlenenlerin her birine %50’si,
oranında yıllık gelir bağlanır.
Sigortalının ölüm tarihinde 18 veya 20 yaşını doldurmuş olup, gelire hak kazanmamış durumda olan erkek çocuklar, sonradan öğrenim yaparlarsa (a) fıkrasındaki haklardan yararlanırlar,
II)Sürekli iş göremezlik geliri sermaye olarak ödenmiş bulunan sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, sigortalıya verilen sermaye nazara alınmaksızın bu kanun hükümlerine göre gelir bağlanır.
III)Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak gelirden yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.
IV-Hak sahibi eş ve çocuklara bağlanacak gelirlerin toplamı sigortalının yıllık kazancının %70’ini geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse, hak sahibi kimselerin gelirlerinden orantılı olarak indirimler yapılır.
V-Sigortalının erkek çocuklarına bağlanan gelirler çocuğun 18 yaşını, orta öğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını dolduracağı tarihe kadar devam eder. Çalışamayacak durumda malul olan erkek çocukların gelirleri bu yaşlara vardıktan sonra da kesilmez. Ancak geliri kesilen erkek çocuklardan sonradan çalışamayacak durumda malul olanlara, Sosyal Sigortaya yahut Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamaları şartı ile, malullük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takibeden aybaşından itibaren yeniden gelir bağlanır. 101.madde hükmü saklıdır.
VI-(Değişik bent: 20/03/1985 - 3168/1 md.) Sigortalının dul eşi evlenirse geliri kesilir. Gelirin kesilmesine yol açan evlenme son bulunca gelir yeniden bağlanır. Sonraki eşinden de gelir almaya hak kazanan dul eşe, bu gelirlerden fazla olanı ödenir.
VII-Sigortalının kız çocuklarına bağlanan gelirler, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya buralardan gelir veya aylık almaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. Gelirin kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde 1.bölümün (C) fıkrası hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihten başlanarak yeniden gelir bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da gelir almaya hak kazanan kimseye bu gelirlerden fazla olanı ödenir.
VIII-(Ek bent: 29/06/1978 - 2167/2 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün %50 veya daha fazlasını kaybederek sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölenlerin de ölümün maluliyete esas olan iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın hak sahiplerine gelir bağlanır.
ANA VE BABAYA GELİR BAĞLANMASI:
Madde 24-(Değişik madde: 23/10/1969 - 1186/3 md.)
Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının %70′inden aşağı ise, artanı, eşit hisseler halinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına gelir olarak verilir. Ancak, bunların her birinin hissesi sigortalının yıllık kazancının %70′inin dörtte birini geçemez.
Sigortalının ölümü ile eşine ve çocuklarına bağlanabilecek gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının %70′inden aşağı değilse ana ve babanın gelir bağlanma hakları düşer.
SİGORTALININ KONTROL MUAYENESİ:
Madde 25-Sürekli iş göremezlik geliri bağlandıktan sonra sigortalı, her zaman, iş göremezlik derecesinde bir artma olduğunu veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç duruma girdiğini ileri sürerek gelirde değişiklik yapılmasını isteyebileceği gibi, Kurum’da, sigortalıyı her zaman kontrol muayenesine tabi tutabilir.
Gerek sigortalının başvurması üzerine gerek Kurum’ca yaptırılan kontrol muayenesi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporuna göre sürekli iş göremezlik durumunda değişiklik olduğu tesbit edilirse, sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak artırılır, eksiltilir veya kesilir.
Geliri sermayeye çevrilmiş sigortalılardan sürekli iş göremezliği azalanlar için bu değişme istenemez. Ancak, sürekli iş göremezliği artanlar değişmeden yararlanırlar.
Kabul edilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten sonraki ay başına kadar yaptırmayan sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ay başından başlayarak kesilir.
Şu kadar ki, kontrol muayenesini Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten başlıyarak üç ay içinde yaptıran ve sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tesbit edilen sigortalının yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak geliri, ödemenin kesildiği tarihten başlanarak verilir.
Kontrol muayenesini Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tesbit edilen sigortalının yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak geliri, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak ödenir.
İŞVERENİN SORUMLULUĞU:
Madde 26-(Değişik fıkra: 20/06/1987 - 3395/2 md.) İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurum’ca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22.maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı * Kurum’ca işverene ödettirilir. (Ek cümle: 29/07/2003 - 4958 S.K./28. md.) İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İş kazası veya meslek hastalığı, 3. birkişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurum’ca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3. kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.
(Ek fıkra: 24/10/1983 - 2934/3 md. ) Ancak; iş kazası veya meslek hastalıkları sonucu ölümlerde bu Kanun uyarınca hak sahiplerine yapılacak her türlü yardım ve ödemeler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kasdı veya kusuru bulunup da aynı iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine Kurum’ca rücu edilemez.
İŞ KAZASINI BİLDİRME:
Madde 27-İşveren, iş kazasını, o yer yetkili zabıtasına derhal ve Kurum’a da en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirme örneği Kurum’ca hazırlanan haber verme kağıtları doldurulup verilerek yapılır.
İşverenin kasden veya ağır ihmali neticesi iş kazasını bu madde gereğince Kurum’a zamanında bildirilmemesinden veya haber verme kağıdında yazılı bilginin eksik veya yanlış olmasından doğan ve ileride doğacak olan Kurum zararlarından işveren sorumludur.
Birinci fıkrada yazılı süre içinde Kurum’a bildirilmeyen iş kazası dolayısıyla, bildirme tarihine kadar işveren tarafından yapılmış olan harcamalar Kurum’ca ödenmez.
MESLEK HASTALIĞINI BİLDİRME:
Madde 28-İşveren, bir sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenirse veya durum kendisine bildirilirse bunu, örneği Kurum’ca hazırlanan haber verme kağıdı ile ve öğrendiği günden başlıyarak iki gün içinde Kurum’a bildirmekle yükümlüdür.
Bu yükümü yerine getirmeyen veya haber verme kağıdında belirtilen bilgiyi kasten eksik veya kasten yanlış bildiren işveren hakkında 27.maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Durumu 18.maddenin ikinci fıkrasına uyan kimse, alacağı hekim raporu ve gerekli belgelerle doğrudan doğruya Kurum’a müracaat eder.
İŞ KAZASININ SORUŞTURULMASI:
Madde 29-Haber verme kağıdında bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmıyacağı hakkında bir karara varılabilmesi için, gerekirse Kurum’ca soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda, haber verme kağıdında yazılı hususların gerçeğe uymadığı ve vakanın iş kazası olmadığı anlaşılırsa Kurum’ca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan masraflar işverenden alınır.
İlgililer hakkında genel hükümlere göre ayrıca kovuşturma yapılır.
MESLEK HASTALIĞININ İNCELENMESİ:
Madde 30-Meslek hastalığı ile ilgili bildirmeler üzerine gerekli incelemeler doğrudan doğruya Kurum’ca yapılır.
BİLDİRME VE İTİRAZ:
Madde 31-Kurum, sigortalıya veya hak sahibi kimselerine bağlanacak gelirleri, yapılan inceleme ve soruşturmalar sonunda ve gerekli belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde tesbit ederek ilgililere yazı ile bildirir.
İlgililer, bağlanan geliri bildiren yazıyı aldıkları günden başlamak üzere bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurum kararına itirazda bulunabilirler.
Bu itiraz, kararın uygulanmasını geciktirmez.
İlgililer tarafından itiraz edilmemesi veya itirazın reddi hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmesiyle, Kurum’un kararı kesinleşmiş olur.
Bu kesinleşme 25.madde gereğince gelirde değişiklik yapılmasına engel olmaz.
BÖLÜM-III
HASTALIK SİGORTASI
SAĞLANAN YARDIMLAR:
Madde 32-Sigortalıya, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortası kapsamı dışında kalan hastalıklara da, aşağıda yazılı yardımlar sağlanır:
A)Sağlık yardımı yapılması,
B) (Değişik bent: 30/05/1997 - KHK 572/19 md.) Protez araç ve gereçlerinin standartlara uygun olarak sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,(Ağız protezlerine ilişkin yardımlar, Kurum’ca hazırlanacak yönetmelik esasları dahilinde sağlanır.)
(Ek fıkra: 25/08/1999 - 4447/3 md.) Protez, araç ve gereç bedellerinin %20’sini sigortalı öder. Ancak, ilgiliden alınacak katkı miktarı, ödeme tarihindeki 25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun 33.maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katından fazla olamaz.
C)Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilmesi,
D)Gerekli hallerde muayene ve tedavi için yurt içinde başka bir yere gönderilmesi,
E) (Ek bent: 20/06/1987 - 3395/3 md.) Hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 300 gün hastalık sigortası primi ödenmiş olması şartıyla, yurt içinde tedavisi mümkün olmayıp ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün görülen ve malullük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmiş ise beraber gideceği kimsenin yurt dışına gönderilmeleri, yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile bu ülkede kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi, (Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulunca verilen rapora karşı Kurum veya ilgili sigortalıca yapılacak itiraz, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca verilen karar kesindir.) (Ek paragraf: 02/12/2004-5264 S.K./1.mad) Yabancı ülkeye gönderilenlerin tedavi süresi iki yılı geçemez. Bu süre içerisinde acil haller hariç olmak üzere, raporda belirtilen hastalığın dışındaki hastalıklar için tedavi ücreti ödenmez. Bu tedavi için süre uzatılamaz. Tedavi süresi altı ayı geçtiği takdirde ilgili yabancı sağlık kurumundan alınan ve tedavinin devamı zaruretini gösteren rapor, dış temsilciliklerce Kurum’a gönderilir. Bu işlem her altı ayda bir tekrarlanır ve Kurum’ca sigortalılar için tespit edilen esaslara göre gidip-gelme yol paraları ile tedavi ve zarurî masrafları Kurum’ca ödenir.
(Ek fıkra: 25/08/1999 - 4447/3 md.; Değişik fıkra: 04/10/2000 - KHK/616, md.58; İptal: Anayasa M.’nin 31/10/2000 tarih ve 2000/65 Esas ve 2000/38 Kararı ile; Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./29. md.) Sigortalıların, bu maddenin (A), (B) ve (D) bentlerinde yazılı yardımlardan yararlanabilmeleri için, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün hastalık sigortası primi ödemiş olmaları şarttır.
SAĞLIK YARDIMLARININ KAPSAMI:
Madde 33 - Hastalık halinde sigortalıya yapılacak sağlık yardımları, sigortalının:
A)Hekime muayene ettirilmesi, hekimin göstereceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması ve tedavisinin sağlanması,
B)Teşhis ve tedavi için gerekirse sağlık müessesesine yatırılması,
C) (Değişik bent: 06/03/1981 - 2422/1 md.) Tedavisi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtalarının sağlanması, (Ancak, ayakta yapılan tedavilerde verilen ilaç bedellerinin %20’sini sigortalı öder.) hallerini kapsar.
Çocuk düşürme, bu kanunun uygulanmasında, hastalık hali sayılır.
Bu madde gereğince yapılacak sağlık yardımları, sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma amacını güder.
SAĞLIK YARDIMLARININ SÜRESİ:
Madde 34-Hastalık hallerinde yapılacak sağlık yardımları sigortalının iyileşmesine kadar sürer.
Ancak, bu yardımlar sigortalının Kurum’ca tedavi altına alındığı tarihten başlıyarak altı ayı geçemez.
Şu kadar ki, tedaviye devam edilirse malullük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporları ile anlaşılırsa, bu süre (…) uzatılır.
Kurum, sigortalının iyileşmesine yarıyacak, yahut iş göremezliğini az çok gidermesi için gerekli görülecek protez araç ve gereçlerini, yukarıda yazılı sağlık yardımları süreleri ile bağlı olmaksızın sağlamak, onarmak ve tesbit edilen süre ve şartlarla yenilemekle yükümlüdür.
EŞ VE ÇOCUKLARA SAĞLIK YARDIMI YAPILMASI:
Madde 35-Sigortalının eşi ve geçindirmekle yükümlü olduğu çocukları, hastalıkları halinde, bu kanunun 33.maddesinde belirtilen sağlık yardımlarından, 34.maddede yazılı süreleri aşmamak üzere, yararlanırlar. Ancak, ayakta yapılan tedavilerde verilen ilaç bedellerinin % 20’sini sigortalı öder.
Sigortalının eşi ile geçindirmekle yükümlü olduğu çocuklarının yukarıda belirtilen sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri için, sigortalının, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması şarttır.
GELİR VE AYLIK ALMAKTA OLANLAR İLE AİLE BİREYLERİNE SAĞLIK YARDIMI YAPILMASI:
Madde 36 - (Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/2 md.)
Hastalık sigortası hükümlerinin uygulanmasında:
A) a) Bu Kanuna göre sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlar, bu Kanunun 32.maddesinin (A) ve (B) fıkralarında belirtilen yardımlardan,
b) Yukarıda sözü edilen kimselerin geçindirmekle yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babaları ile gelir veya aylık almakta olan eş, çocuk, ana ve babalar, bu Kanunun 33.maddesinde belirtilen yardımlardan, yararlanırlar.
B) (Değişik bent: 25/08/1999 - 4447/4 md.) Yukarıda sözü edilen kimselerin ayakta yapılan tedavilerinde verilen ilaçlar ile (A/a) bendi uyarınca sağlanan protez, araç ve gereç bedellerinin %10′u kendilerince ödenir. Ancak protez, araç ve gereç bedelleri için alınacak katkı payı ödeme tarihindeki 25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun 33.maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücret tutarını geçemez.
C) Sağlık yardımları, her hastalık olayı için, 34.maddede yazılı sürelerle sınırlıdır.
D) 991 ve 2167 sayılı kanunlarla Kurum’a devredilen sandıklar mevzuatına göre:
a) Malullük, vazife malullüğü veya emekli aylığı almakta olanlar ile bunların geçindirmekle yükümlü bulundukları eş, çocuk, ana ve babaları,
b) Aylık almakta olan eş, çocuk, ana ve babalar, Hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ:
Madde 37-Hastalık sebebiyle geçici iş göremezliğe uğrıyan sigortalılardan geçici iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş bulunanlara, geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Ancak, hastalık halinde geçici iş göremezlik ödeneği verilebilmesi için, Kurum’ca tayin ve tesbit olunan hekim veya sağlık kurullarından dinlenme raporu alınmış olması şarttır.
(Ek fıkra : 22/01/2004-5073 S.K./8.mad) Yersiz veya haksız olarak geçici iş göremezlik ödeneği aldığı tespit edilenler yersiz veya haksız surette aldıkları geçici iş göremezlik ödeneğini üç katı olarak Kurum’a iade etmek zorundadırlar.
HEKİM TAVSİYELERİNE UYMAZLIK:
Madde 38-Hekimce alınması istenen tedbirlere uymıyan sigortalılara, bu tedbirleri yerine getirmedikleri süre için ödenek verilmez.
Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair Kurum hekimlerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılması gerekecek tedavi masrafları işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları ise kendinden alınır. Bu süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri alınır.
ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN SORUMLULUĞU:
Madde 39-Kasdı veya suç sayılır hareketi ile sigortalının, eşinin veya çocuğunun hastalanmasına sebebolan kimseye, bu kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir.
SİGORTALILIK NİTELİĞİNİN YİTİRİLMESİ:
Madde 40-(Değişik madde: 16/06/1975 - 1912/2 md.)
2.maddede belirtilen sigortalılık niteliğini yitirenlerden, bu tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olan sigortalı ile karısı ve geçindirmekle yükümlü olduğu kocası, çocukları, ana ve babalarının, bu niteliğin yitirilişinden başlamak üzere altı ay içinde meydana gelecek hastalıkları halinde, 32.maddenin (A) ve (D) fıkralarında yazılı yardımlardan yararlanırlar.
(Değişik fıkra: 06/03/1981 - 2422/3 md.) Yukarıdaki fıkrada sözü edilen kimselerin ayakta yapılan tedavilerinde verilen ilaç bedellerinin %20’si kendilerince ödenir.
BÜNYECE ELVERİŞLİ OLMADIKLARI İŞLERDE ÇALIŞTIRILANLAR:
Madde 41-Çalışma mevzuatına göre sağlık raporu alınması gerektiği halde böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girişinden önce var olduğu tesbit edilen veya bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı için Kurum’ca yapılan hastalık sigortası masraflarının tümü işverene ödettirilir.
ANA VE BABAYA SAĞLIK YARDIMI YAPILMASI:
Madde 42-(Değişik madde: 16/06/1975 - 1912/3 md.)
Sigortalının geçindirmekle yükümlü bulunduğu ana ve babası, hastalıkları halinde, bu Kanun’un 33.maddesinde belirtilen sağlık yardımlarından her hastalık olayı için 34.maddede yazılı süreleri aşmamak üzere yararlanırlar.
Ancak; bunların ayakta yapılan tedavilerinde verilen ilaç bedellerinin %20’si ilgililerce ödenir.
Sigortalının geçindirmekle yükümlü olduğu ana ve babasının yukarıda belirtilen sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri için sigortalının, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması şarttır.
BÖLÜM-IV
ANALIK SİGORTASI
SAĞLANAN YARDIMLAR:
Madde 43-Sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının analığı halinde, aşağıda yazılı yardımlar sağlanır:
A)Gebelik muayenesinin yaptırılması ve gerekli sağlık yardımlarının sağlanması,
B)Doğumda gerekli sağlık yardımlarının sağlanması,
C)Emzirme yardım parası verilmesi,
D)Sigortalı kadının doğumdan önce ve sonra işinden kaldığı günler için ödenek verilmesi,
E)Analık hali sebebiyle gerekirse yurt içinde başka bir yere gönderilmesi,
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./30. md.) Kurum’dan kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almakta olan kadın veya erkeğin sigortalı olmayan eşi, analık halinde yukarıdaki (A), (B), (C) ve (E) bentlerinde sayılan yardımlardan yararlanırlar.
GEBELİK HALİNDE MUAYENE VE TEDAVİ:
Madde 44-Gebelik muayenesi ve gerekli görülecek tedavi Kurum’ca önceden belli edilen hekim veya ebeler tarafından yapılır. Sigortalı, gebeliğin altıncı ayı sonuna kadar gebelik muayenesi yaptırmaz, yahut hekim veya ebenin lüzum gösterdiği muayene ve tedavilere devam etmezse bu yüzden ileri gelecek işgöremezlik hallerinde verilecek ödeneklerin %50′yi geçmemek üzere bir kısmı Kurum’ca düşürülebilir.
Sigortalı, Kurum’ca gösterilen hekim ve ebelerden dilediğini seçebilir. Şu kadar ki, seçtikten sonra doğum oluncaya kadar, hekim veya ebesini değiştiremez.
DOĞUM YARDIMI:
Madde 45-Doğum yardımı, sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının doğurması halinde, doğum sırasında ve doğumdan sonra gerekli sağlık yardımlarıyla ilaçların ve sağlık malzemesinin sağlanmasıdır.
Bu yardım, gebenin evvelce seçtiği ebe, o yoksa Kurum’ca tayin ve tesbit edilen ebelerden biri tarafından evde veya sağlık tesislerinde yapılır. Gerekirse doğum sırasında yetkili bir uzman hekim bulundurulabileceği gibi, hekim veya ebenin lüzum göstereceği hallerde, doğum, sigortalı kadın veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısı bir sağlık müessesesine yatırılmak suretiyle yaptırılır.
Kurum’a ait sağlık tesisleriyle 123.madde gereğince sözleşme yapılmış olan tesislerde doğum yapan sigortalı kadınla sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının, doğan çocukları için sağlık tesisinde kaldıkları müddetçe yapılmasına lüzum görülen sağlık yardımlarına ait masraflar ilgililerden istenmez.
MAKTU GEBELİK VE DOĞUM YARDIMLARI:
Madde 46-(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./31. md.) 44 ve 45.maddelerde gösterilen sağlık yardımlarının Kurum’ca veya 123.madde gereğince sözleşme ya da protokol yapılmış sağlık tesislerinde doğrudan doğruya yapılmasına imkan görülmeyen yer ve hallerde, gebelik ve doğum sağlık yardımı yerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca onanacak ve önceden bildirilecek tarifeye göre maktu para yardımı yapılır. Birden fazla çocuk doğarsa, maktu doğum yardımı her çocuk sayısına göre artırılır.
Ancak:
A)Gebelik yardım parası alabilmek için, gebelik halinin hekim veya diplomalı ebeden alınacak bir belge ile ve doğumdan önce Kurum’a bildirilmesi,
B) Doğum yardım parası alabilmek için, doğumun üç ay içinde Kurum’a bildirilmesi ve hekim veya diplomalı ebeden alınacak doğum kağıdı yahut onanmış nüfus kayıt örneği ile belgelenmesi,şarttır
EMZİRME YARDIMI:
Madde 47-Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması dolayısıyla sigortalı erkeğe, çocuğun ölü doğmaması şartiyle, Çalışma Bakanlığı’nca onanacak tarifeye göre her çocuk için bir emzirme yardımı yapılır.
ANALIK YARDIMLARINDAN YARARLANMA ŞARTLARI:
Madde 48-Analık sağlık yardımları ile emzirme yardımlarından veyahut maktu gebelik ve doğum para yardımlarından yararlanabilmek için:
A)Sigortalı kadın için, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün analık sigortası primi ödenmiş olması,
B)igortalı erkek için, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödenmiş olması ve sigortalının doğum yapan kadınla doğumdan önce evlenmiş bulunması,şarttır.
GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ:
Madde 49-(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./32. md.) Kendisi için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödenmiş bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise, doğumdan önceki sekiz haftaya iki haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./32. md.) Kadın sigortalının isteği ve doktorun onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması halinde, çalışılan süreler kadın sigortalının doğum sonrası sürelerine eklenir.
Bu ödenek hiçbir şekilde kesilmez.
GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİNDEN YOKSUN KALMA:
Madde 50-Kurum’ca sağlanacak olan doğum yardımlarından haklı ve makul sebep olmaksızın yararlanmayı reddeden yahut hekim veya ebenin lüzum gösterdiği tedbirleri almaması yüzünden hastalandığı veya hastalığın arttığı mütehassıs hekim raporu ile tesbit edilen sigortalı kadınlara geçici iş göremezlik ödeneğinin %50’si verilmez.
SİGORTALILIK NİTELİĞİNİN YİTİRİLMESİ:
Madde 51-2.maddede belirtilen sigortalılık niteliğini yitirenler, bu niteliğin yitirilişinden başlamak üzere 300 gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın, veya karısı analık sigortası yardımından yararlanacak sigortalı erkek için, doğum tarihinden önceki 15 ay içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödenmiş olması şartıyla, bu kanunda yazılı analık sağlık ve emzirme yardımlarından veya 46.maddede yazılı maktu para yardımından yararlanırlar.
BÖLÜM-V
MALULLÜK SİGORTASI
SAĞLANAN YARDIM:
Madde 52-Malullük sigortasından sağlanan yardım, malullük aylığı bağlanmasıdır.
KİMLERİN MALUL SAYILACAĞI:
Madde 53-(Değişik madde: 29/07/2003 - 4958 S.K./33. md.)
A)1-a) Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3′ünü yitirdiği,
b) 34 üncü madde gereğince yapılan tedavi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek usulüne uygun rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3′ünü yitirdiği,
c) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60′ını yitirdiği,
Kurum’ca tespit edilen sigortalı malullük sigortası bakımından malul sayılır.
2-Meslek hastalığı sonucu, meslekte kazanma gücü azalma oranının tespiti Kurum’un meslek hastalıkları hastanelerince yapılır.
B)Bu Kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanlar bu hastalık veya arızasının malul sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya Kurum dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış, usulüne uygun sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle kanıtlamakla yükümlüdürler. Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalılar bu hastalık veya arızaları nedeni ile malullük sigortası yardımlarından yararlanamazlar.
Bu gibi sigortalılara malullük sigortasından evvelce ödenmiş bulunan aylıklar geri alınır.
C)Bu maddenin uygulama hükümleri çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.
MALULLÜK AYLIĞINDAN YARARLANMA ŞARTLARI:
Madde 54-(Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/4 md.)
Sigortalının, malullük aylığından yararlanabilmesi için:
a)53.maddeye göre malul sayılması,
b)Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması, şarttır.
MALULLÜK AYLIĞININ HESAPLANMASI:
Madde 55-(Değişik madde: 25/08/1999 - 4447/5 md.)
Malüllük aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya bu Kanunun 61.maddesine göre bulunacak ortalama yıllık kazancının %60′ının 1/12’si oranında malüllük aylığı bağlanır. Sigortalı başka birinin bakımına muhtaç durumda ise bu oran %70′e çıkarılır. Buna göre hesaplanan malüllük aylığı 61.maddenin son fıkrası hükümlerine göre artırılır.
AYLIĞIN BAŞLANGICI:
Madde 56-Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanır.
Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş sayılan sigortalı birinci fıkraya göre aylıkların ödenmesine başlanacağı tesbit edilen tarihte hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği almakta ise malullük aylığı geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihten sonraki ay başından başlar. Şu kadar ki, bağlanacak malullük aylığı, sigortalının hastalık sigortasından almakta olduğu geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise, aradaki fark, birinci fıkraya göre tesbit edilecek tarihten başlanarak verilir.
SİGORTALININ KONTROL MUAYENESİ:
Madde 57-Malullük aylığı bağlandıktan sonra, sigortalı, her zaman, başka birinin sürekli bakımına muhtaç duruma girdiğini ileri sürerek malullük aylığının artırılmasını isteyebilir.
Malullük aylığı bağlanan sigortalıları Kurum’da her zaman kontrol muayenesine tabi tutabilir.
Gerek Kurum’ca yaptırılan kontrol muayenesinde, gerekse sigortalının isteği üzerine veya işe alıştırma sonunda yapılan muayenesinde yeniden tesbit edilecek malullük durumuna göre, malullük aylığı:
I-Sigortalının istekte bulunması halinde:
a)Yazılı isteğini,
b)Yeni malullük durumuna esas tutulan rapor yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarihi taşımakta ise bu raporun tarihini,
II-Kurum’ca kontrol muayenesine veya işe alıştırmaya tabi tutulma halinde de yeni malullük durumuna esas tutulan raporun tarihini,
Takibeden ay başından başlanarak gerekirse artırılır, azaltılır veya kesilir.
Kabul edilir bir özürü olmadığı halde kontrol muayenesini Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten sonraki ay başına kadar yaptırmayan sigortalının malullük aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki aybaşından başlanarak kesilir. Şu kadar ki, kontrol muayenesini Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde yaptırılan ve malullük halinin devam ettiği tesbit edilen sigortalının malullük aylığı, ödemenin kesildiği tarihten başlanarak verilir.
Kontrol muayenesini Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve malullük halinin devam ettiği tesbit edilen sigortalının malullük aylığı, rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak ödenir.
AYLIĞIN KESİLMESİ VE YENİDEN BAŞLAMASI:
Madde 58-Malullük aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayanların malullük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihten başlıyarak kesilir.
Yukarıdaki fıkraya göre malullük aylıkları kesilenlerden işten ayrılarak malullük aylığı verilmesi için yazılı istekte bulunan sigortalıya, kontrol muayenesine tabi tutulmak ve malullüğünün devam ettiği anlaşılmak şartıyla, eski malullük aylığı, yazılı istekte bulunduğu tarihten sonraki aybaşından başlanarak ödenmeye başlanır. Şu kadar ki, bu gibi sigortalılar için yazılı istek tarihlerine göre yeniden malullük aylığı hesaplanır ve bu aylık önce bağlanan malullük aylığından fazla ise hesaplanan yeni aylık üzerinden ödeme yapılır.
BÖLÜM-VI
YAŞLILIK SİGORTASI
SAĞLANAN YARDIMLAR:
Madde 59-Yaşlılık sigortasından sağlanan yardımlar şunlardır:
Sigortalıya:
a)Yaşlılık aylığı bağlanması,
b)Toptan ödeme yapılması.
YAŞLILIK AYLIĞINDAN YARARLANMA ŞARTLARI:
Madde 60-(Değişik madde: 06/03/1981-2422/6 md.)
Yaşlılık aylığından yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir:
A) (Değişik bend: 23/05/2002 - 4759 S.K./1. md.) Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalıların;
a)Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün veya,
b)Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4 500 gün,
Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şarttır.
B) (Değişik bent: 11/12/1981 - 2564/1 md.)
a-50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 20 yıldan beri sigortalı olarak Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlıkları’nca tespit edilen maden işyerleri
b-50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 25 yıldan beri sigortalı olarak (B/a) fıkrasında sözü edilen işyerlerinin yeraltı münavebeli işlerinde çalışan ve bu işlerde en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılar da (…) 8100 gün prim ödemiş sigortalılar gibi yaşlılık aylığından yararlanırlar.
C) a) (Değişik alt bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./34. md.) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanun’un 53.maddesine göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
b) (Değişik alt bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./34. md.) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
( Mülga paragraf : 22/01/2004-5073 S.K./17.mad)
D) (Değişik bent: 11/12/1981 - 2564/1 md.)
a-50 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen,
b-50 yaşını dolduran ve malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarının en az 1800 gününü Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlıkları’nca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde geçirmiş bulunan.sigortalılar da (A) bendinin (a) veya (b) fıkralarında belirtilen diğer şartlara yaşlılık aylığından yararlanırlar.
E)Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlıkları’nca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı veya yeraltı münavebeli işlerinde en az 1800 gün çalışmış bulunan sigortalıların, bu işlerdeki prim ödeme gün sayıları toplamına dörtte biri eklenir ve toplamı, bunların Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.
01/04/1954 tarihinden beri yeraltı veya yeraltı münavebeli işlerde çalışmış olan sigortalılar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
F) (Değişik bent: 29/04/1986 - 3279/2 md.; Değişik bent: 04/10/2000 - KHK/616, md.59; İptal: Anayasa M.’nin 31/10/2000 tarih ve 2000/65 Esas ve 2000/38 Kararı ile; Değişik bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./34. md.) Bu Kanun’a göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerinin tamamını veya bir kısmını, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanun’un 78.maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır, altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
Ancak Kanun’la kurulmuş bulunan diğer sosyal güvenlik kuruluşları mevzuatına göre sigortalı veya iştirakçi olanlar hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Sigortalıların grev ve lokavtta geçen süreleri, grev ve lokavtın sona ermesinden itibaren altı ay içinde kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanun’un 78.maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak suretiyle, talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartıyla borçlandırılır.
Borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün sayısı sigortalının prim ödeme gün sayısına katılır. Bu Kanun’a göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Aylık bağlanmasına askerlik, grev ve lokavt borçlanması ile hak kazanılması durumunda kendilerine, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.
G) Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
H) Bu maddede belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunması şarttır.
YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMASI:
Madde 61-(Değişik madde: 25/08/1999 - 4447/7 md.)
Yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıların aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama yıllık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımının 1/12’si alınarak hesaplanır.
Sigortalının her takvim yılına ait prime esas kazancı, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama günlük kazancın 360 katı, aylığın hesaplanmasına esas ortalama yıllık kazancı oluşturur.
Aylık bağlama oranı, sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için %3.5, sonraki 5400 günün her 360 günü için %2 ve daha sonraki her 360 gün için %1.5 oranlarının toplamıdır.
60 ıncı maddenin B, C ve D bentlerine göre aylığa hak kazananların aylık bağlama oranı %60′dan az olamaz.
Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki aylık artış oranları kadar artırılarak bağlanır.
AYLIĞIN BAŞLANGICI:
Madde 62-Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır.
Erken yaşlanmış olması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalının bu husustaki raporunun tarihi, yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarih ise, yaşlılık aylığı, raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanarak verilir.
Yukarıdaki fıkralara göre aylığının ödenmesine başlanacağı tesbit edilen tarihte hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği almakta olan sigortalının yaşlılık aylığı geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihten sonraki ay başından başlar. Şu kadar ki, bağlanacak yaşlılık aylığı sigortalının hastalık sigortasından almakta olduğu geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise, aradaki fark, yukarıdaki fıkralara göre tesbit edilecek tarihten başlanarak verilir.
YAŞLILIK AYLIĞI ALANLARIN YENİDEN ÇALIŞMALARI:
Madde 63-(Değişik madde: 29/04/1986 - 3279/3 md.)
A) Bu Kanun’a göre yaşlılık aylığı almakta iken, sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları çalışmaya başladıkları tarihte kesilir.
Yukarıdaki fıkraya göre yaşlılık aylıkları kesilenlerden yeniden çalıştıkları süre zarfında 78.maddeye göre prime esas kazançları üzerinden 73.madde gereğince prim alınır. Yaşlılık aylıkları kesilenlerden işten ayrılarak yaşlılık aylığı verilmesi için yazılı talepte bulunan sigortalıya aşağıdaki fıkra hükmüne göre yeniden hesaplanarak, yaşlılık aylığı, talep tarihini takip eden aybaşından başlanarak ödenir.
Bu sigortalılar için yazılı talep tarihlerine göre yeniden yaşlılık aylığı hesaplanır ve bu aylık, önceden bağlanan yaşlılık aylığından fazla ise, hesaplanan yeni aylık üzerinden ödeme yapılır. Hesaplanan yeni aylığın eski aylıktan düşük olması halinde, eski aylık esas alınır. Ancak, aylığı kesildikten sonra geçen prim ödeme gün sayıları bu Kanun’un 61.maddesine (…) göre aylık bağlama oranının tespitinde değerlendirilir.
B) Bu Kanun’a göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak bir işte çalışmaya başlayanların yazılı talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam olunur. Ancak bunlardan 78.maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden %30 (…) oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir. Bu primin 1/4′ü sigortalı hissesi, 3/4′ü işveren hissesidir.
(Ek fıkra: 25/08/1999 - 4447/8 md.) Bu Kanun’a göre yaşlılık aylığı almakta iken serbest avukat veya noter olarak çalışmalarını sürdürenlerin, sosyal yardım zammı dahil, almakta oldukları aylıklarından %15 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.
Yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışanlar, bu Kanun’a göre yaşlılık aylığı almakta olanlara ve bunların geçindirmekle yükümlü oldukları eş ve çocuklarına, ana ve babalarına tanınan sosyal sigorta haklarından aynen yararlanırlar.
Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmiş süreler, bu Kanun’a göre sigortalılık süresinden sayılmaz ve 24/05/1983 tarih ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumları’na
Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz, 64.madde hükmüne göre toptan ödeme yapılmaz. Ancak iş kazası veya meslek hastalığı halinde 12.madde hükümleri uygulanır.
Bu Kanun’a göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışmaları dolayısıyla bu maddenin (A) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilenler, çalıştıkları süre içinde (B) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını; (B) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilmeden çalışanlar ise çalıştıkları süre içinde haklarında (A) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını isteyebilirler.
TOPTAN ÖDEME:
Madde 64-(Değişik madde: 23/10/1969 - 1186/9 md.)
Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan ve malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan,
a)Kadın ise 58, erkek ise 60 (…) yaşını doldurmuş bulunan sigortalıya,
b)50 yaşını doldurmuş bulunan ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalıya,
Kendisinin ve işverenlerinin ödediği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin toplamı, yazılı isteği üzerine toptan ödeme şeklinde verilir.
BÖLÜM-VII
ÖLÜM SİGORTASI
SAĞLANAN YARDIMLAR:
Madde 65-Ölüm sigortasından sağlanan yardımlar şunlardır:
a)Ölen sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına aylık bağlanması,
b)Ölen sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına toptan ödeme yapılması,
c)Ölen sigortalı için cenaze masrafı karşılığı verilmesi.
ÖLÜM SİGORTASINDAN AYLIK BAĞLAMA ŞARTLARI:
Madde 66-(Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/8 md.)
a)Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken, yahut malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış durumda veya,
b)Bağlanmış bulunan malullük veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş durumda yahut,
c) (Değişik bent: 12/12/2006 - 5561/1 md.) 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda, ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanır.
ÖLÜM SİGORTASINDAN BAĞLANACAK AYLIĞIN HESAPLANMASI:
Madde 67-(Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/9 md.)
Sigortalının ölümü halinde, hak sahibi kimselerine bağlanacak aylığın tespitinde aşağıdaki hükümler uygulanır:
A)a) Sigortalının almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı malullük veya yaşlılık aylığı,
b)Malullük veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya başlaması sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihine ve 58 veya 63.maddelere göre tespit edilecek aylığı,
c) (Değişik bent: 25/08/1999 - 4447/9 md.) Toplam olarak 1800 gün veya en az beş yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olan sigortalının, bu Kanun’un 61 inci maddesine göre bulunacak ortalama yıllık kazancının %60′ının 1/12’si olarak hesaplanan aylığı, hak sahiplerine bağlanacak aylığın hesabında esas tutulur. Bu oran sigortalının 8100 ila 9000 gün arasında primi ödenen her 360 gün için 2, 9000 günden sonra ödenen her 360 gün için de 1,5 artırılır. Bu şekilde hesaplanan ölüm aylığı 61.maddenin son fıkrası hükümlerine göre artırılır.
d) (Mülga alt bent: 25/08/1999 - 4447/9 md.)
B) (Mülga bent: 25/08/1999 - 4447/9 md.)
B)Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda malul sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise, (A/a-b) fıkralarının uygulanmasında, bu durum nazara alınmadan bağlanabilecek aylık esas tutulur.
D) (Mülga bent: 25/08/1999 - 4447/9 md.)
E) (Mülga bent: 25/08/1999 - 4447/9 md.)
EŞ VE ÇOCUKLARA AYLIK BAĞLANMASI:
Madde 68-(Değişik madde: 21/06/1973 - 1753/2 md.)
Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır.
I-Ölen sigortalının 67.madde gereğince tespit edilecek aylığının;
A) (Değişik alt bent: 20/03/1985 - 3168/2 md.) Dul eşine %50’si, aylık alan çocuğu bulunmayan dul eşine %75′i,
B) (Mülga alt bent: 20/03/1985 - 3168/6 md.)
C) Çocuklardan:
a) 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan (…) çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine %25′i,
b) (a) fıkrasında belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayan yahut sigortalı babanın ölümü tarihinde evlilik bağlantısı bulunmakla beraber anaları sonradan evlenenlerin her birine %50’si, oranında aylık bağlanır.
igortalının ölüm tarihinde 18 veya 20 yaşını doldurmuş olup, aylığa hak kazanmamış durumda olan erkek çocuklar, sonradan öğrenim yaparlarsa (a) fıkrasındaki haklardan yararlanırlar.
II-Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları ile, sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
III-Hak sahibi eş ve çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahibi kimselerin aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır.
IV-Sigortalının erkek çocuklarına bağlanan aylıklar, çocuğun 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını dolduracağı tarihe kadar devam eder. Çalışamayacak durumda malul olan erkek çocukların aylıkları bu yaşlara vardıktan sonra da kesilmez. Ancak aylığı kesilen erkek çocuklardan sonradan çalışamayacak durumda malul olanlara, Sosyal Sigortaya yahut Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamaları şartıyla malullük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takibeden aybaşından itibaren yeniden aylık bağlanır. 101.madde hükmü saklıdır.
V) ( Değişik bent: 20/03/1985 - 3168/2 md.) Sigortalının dul eşi evlenirse aylığı kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan evlenme son bulunca aylık yeniden bağlanır. Sonraki eşinden de aylık almaya hak kazanan dul eşe bu aylıklardan fazla olanı ödenir.
VI-Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya buralardan gelir veya aylık almaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde I inci bölümün (C) fıkrası hükmü saklı kalmak şartiyle, bu tarihten başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almağa hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir.
ANA VE BABAYA AYLIK BAĞLANMASI:
Madde 69-Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken aylıkların toplamı, sigortalıya ait aylıktan aşağı olursa, artanı, eşit hisseler halinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına aylık olarak verilir. Ancak, bunların herbirinin hissesi sigortalıya ait aylığın %25′ini geçemez.
Sigortalının ölümü ile eşine ve çocuklarına bağlanabilecek aylıkların toplamı, sigortalıya ait aylıktan aşağı değilse ana ve babanın aylık bağlanma hakları düşer.
AYLIĞIN BAŞLANGICI:
Madde 70-Sigortalının ölümünde ölüm sigortasından hak sahibi kimselerine bağlanacak aylıklar, ölümle aylığa hak kazandıkları tarihten sonraki ay başından başlar.
Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalının hak sahibi kimselerinin aylıkları, sigortalının hak kazandığı son aylık devresinin sona erdiği tarihten başlar.
TOPTAN ÖDEME:
Madde 71-Ölen sigortalının hak sahibi kimselerinden hiç biri bu kanuna göre Ölüm Sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanamadıkları takdirde aşağıdaki hükümler uygulanır:
I-Ölen sigortalının kendisinin ve iş verenlerinin ödedikleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri toplamının:
A) (Değişik alt bent: 20/03/1985 - 3168/3 md.) Dul eşine %50’si, toptan ödeme alacak durumda çocuğu bulunmayan dul eşine %75′i,
B) (Mülga alt bent: 20/03/1985 - 3168/6 md.)
C) (Değişik alt bent: 21/06/1973 - 1753/3 md.) 18 yaşını veya ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış yahut yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan (…) çocuklarla evli olmayan kız çocukların her birine %25′i,
Yukarıdaki fıkrada belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayanların her birine %50’si, toptan ödeme şeklinde verilir.
II-Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları, yapılacak toptan ödemeden yukarda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.
III-Hak sahibi eş ve çocuklara yapılacak toptan ödemelerin toplamı, toptan ödenecek miktarı geçemez. Bu sınırın aşılmaması için, gerekirse, hak sahibi kimselerin hisselerinden orantılı olarak indirmeler yapılır.
IV-Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına yapılacak toptan ödemelerin toplamı, toptan ödenecek miktardan aşağı olursa, artanı, eşit hisseler halinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına verilir. Ancak, bunların herbirinin hissesi %25′i geçemez.
V-Yukarıdaki esaslara göre toptan ödeme yapıldıktan sonra kalıntı olursa, sigortalının ölümünden sonra doğacak çocukları ile nesebi düzeltilecek veya babalığı hükme bağlanacak çocuklarına da bu madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılır.
BÖLÜM-VIII
PRİMLER
PRİM ALINMASI:
Madde 72-İş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının gerektirdiği her türlü yardım ve ödemelerle her çeşit yönetim giderlerini karşılamak üzere, Kurum’ca bu kanun hükümlerine göre prim alınır.
(Değişik fıkra: 29/04/1986 - 3279/4 md.) Sağlık yönetim giderleri hariç genel yönetim giderleri Kurum’un yıllık genel gelirlerinin %10′unu aşamaz.
PRİM ORANLARI:
Madde 73-(Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/10 md.)
A) Tarifesine göre tespit edilecek iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortası priminin tamamı işverenler tarafından verilir. Bu primin nispeti %1,5′ten az, %7′den fazla olamaz.
B) a) Hastalık sigortası primi, sigortalının kazancının %11′idir. Bunun %5′i sigortalı hissesi %6’sı da işveren hissesidir.
3.maddenin (II/B) fıkrasında belirtilen çıraklar için ise kazancının %4′üdür. Bunun %2’si sigortalı hissesi, %2’si de işveren hissesidir.
b) (Mülga alt bent: 28/01/1983 - 2795/6 md.)
C)Analık Sigortası primi, sigortalının kazancının %1′idir.
Bu primin tamamı işverenler tarafından verilir.
D)Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi, sigortalının kazancının %20’sidir. Bunun %9′u sigortalı hissesi, %11′i de işveren hissesidir.
Ancak, maden işyerlerinin yeraltı işlerinde çalışanlar için Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi, sigortalının kazancının %22’sidir. Bunun %9′u sigortalı hissesi, %13′ü de işveren hissesidir.
İŞ KAZALARİYLE MESLEK HASTALIKLARI PRİM ORANININ TESBİTİ:
Madde 74-İş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortası primi, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tesbit edilir.
İş kolları, tehlikenin ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına ve tehlikeyi önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılır.
Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike sınıf ve derecelerine ait prim oranlarının ve tehlike derecelerinin belli edilmesinde uygulanacak esaslar, ilgili bakanlıkların düşünceleri sorulduktan sonra Çalışma Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konacak bir tarife ile tesbit olunur.
Prim tarifesi gerekli görülürse aynı usulle değiştirilebilir.
Prim oranları, iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı yapılması gerekecek her türlü sigorta yardımları ve idare masrafları ile bağlanacak gelirlerin tesis sermayeleri toplamı gözönünde tutularak hesaplanır.
TEHLİKE SINIF VE DERECELERİNİN BELLİ EDİLMESİ:
Madde 75-Yapılan işin 74.maddede belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve derecesine girdiği ve ödenecek iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortası primi oranı Kurum’ca belli edilerek işverene yazı ile bildirilir.
İş kazalarını ve meslek hastalıklarını önleyecek tedbirler hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tesbit edilen işler, Kurum’ca daha yüksek primli derecelere konulabilir.
Kurum, tesbit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve derecesini, yaptıracağı incelemelere dayanarak kendiliğinden veya işverenin isteği üzerine değiştirebilir.
Kurum’ca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en az bir ay önce işverene ve işveren tarafından değişiklik isteğinin de takvim yılından en az iki ay önce Kurum’a bildirilmesi şarttır.
Böylece, karara bağlanacak değişiklikler, yukarıdaki fıkrada yazılı karar veya istekten sonraki takvim yılı başında yürürlüğe girer.
İşveren, tehlike sınıf ve derecesiyle prim oranı hakkında Kurum’ca yapılacak yazılı bildiriyi aldıktan sonra bir ay içinde Çalışma Bakanlığı’na itirazda bulunabilir. Bakanlık bu itirazı inceleyerek 3 ay içinde vereceği kararı ilgiliye bildirir.
İtiraz primlerin ödenmesini geciktirmez.
İşveren bu madde gereğince tehlike sınıf ve derecesine karşı Çalışma Bakanlığı’na yahut bu Bakanlığın vereceği karar üzerine Danıştay’a başvurursa bu Kanun’un 81.maddesinin uygulanmasında, İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili maddesinde yazılı bir yıllık süre, birinci halde Bakanlık kararının iptal süresi sonunda, ikinci halde ise Danıştay kararının kesinleştiği tarihten başlar.
TEHLİKE SINIF VE DERECELERİNE DOKUNABİLECEK DEĞİŞİKLİKLER:
Madde 76-İşveren, tehlike sınıf ve derecesine dokunabilecek her türlü değişiklikleri bir ay içinde Kurum’a yazı ile bildirmekle yükümlüdür.
Bu bildirme üzerine Kurum, yaptıracağı incelemeler sonunda tehlike sınıf ve derecesini değiştirebilir.
Tehlike sınıf ve derecesini dokunabilecek değişiklik bir ay içinde bildirilirse bu konuda Kurum’ca verilecek karar, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ay başından uygulanır.
Tehlike sınıf ve derecesine dokunabilecek değişiklik bir ay içinde bildirilmezse:
a)Tehlike sınıfı yükseliyorsa, değişikliğin meydana geldiği,
b)Tehlike sınıfı alçalıyorsa, değişikliğin Kurum’ca öğrenildiği, tarihler esas alınmak ve bu tarihlerden sonraki ay başından uygulanmak üzere, Kurum’ca karar alınır.
PRİME ESAS ÜCRETLER:
Madde 77-Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a) Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,
b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./36. md.) Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur.
(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./36. md.) Her sigortalının prim hesabına esas tutulacak aylık kazanç toplamının bin liraya kadar olan lira kesri nazara alınmaz.
Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kara katılma gibi belirsiz zaman ve miktar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 78.madde hükmü saklı kalmak şartiyle, Bakanlar Kurulu kararıyla belli edilir.
Şu kadar ki, sigortalının ayrıca belirli bir kazancı varsa, bu takdirde prim ve ödeneklerin hesabında esas tutulacak günlük kazancı, yukarıdaki fıkraya göre hesabedilecek günlük kazancına belirli kazancı üzerinden hesaplanacak günlük kazancın ilavesi suretiyle bulunur.
Bu kanun gereğince primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir.
Günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancı ücret aldığı gün sayısına bölünerek hesaplanır.
Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir.
Bir ay içinde çeşitli işverenlerin işinde çalışan sigortalının bu kanun gereğince alınacak primlerine esas tutulacak aylık ve günlük kazancının tesbitinde her işverenden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı ayrı nazara alınır ve primler buna göre hesaplanır.
GÜNLÜK KAZANÇ SINIRLARI:
Madde 78-(Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/11 md.)
(Değişik fıkra: 25/08/1999 - 4447/10 md. *1* ;Değişik fıkra: 22/01/2004 - 5073 S.K./9 md. *2* *3* ; Değişik fıkra: 24/06/2004 - 5198 S.K./9. md.) *4* Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39.maddesine göre 16 yaşından büyükler için belirlenen günlük asgari ücrettir; üst sınırı ise günlük asgari ücretin 6,5 katıdır.
Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
Sigortalının kazancı alt sınırın altında ise, bu kazanç ile alt sınır arasındaki farka ait sigorta primlerinin tümünü işveren öder.
Aynı zamanda birden fazla işverenin işinde çalışan sigortalıların ücretlerinden kesilen primler, bu madde uyarınca tesbit edilen üst sınır üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, fark, sigortalının müracaatı üzerine hissesi oranında kendisine geri verilir.
PRİM BELGELERİ:
Madde 79-(Değişik madde: 20/06/1987 - 3395/5 md.)
(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri ve destek primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen asıl veya ek belgeleri ait olduğu ayı veya dönemi takip eden ayın sonuna kadar Kurum’a vermekle ve Kurum’ca istenilmesi halinde işyeri kayıtlarını ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren bir ay içinde yazılı olarak Kurum’a bildirmekle yükümlüdür. İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 7.maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin bu fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait iş yerinden Kurum’a verilmesinden işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.
(Ek fıkra: 25/08/1999 - 4447/11 md.) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır.
(Ek fıkra: 25/08/1999 - 4447/11 md.) Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kurum’a verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurum’ca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait primler Kurum’ca re’sen tahakkuk ettirilerek 80.madde hükümlerine göre tahsil olunur. Uygulamanın usul ve esasları altı ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.
İşveren, sigortalıların adını, soyadını, sigorta sicil numarasını ve çalıştığı süreyi gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen bir belgeyi işyerinde, birden ziyade işyeri olması halinde her işyerinde ayrı ayrı olmak üzere, işçiler tarafından da görülebilecek bir yere asmaya mecburdur.
Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen işverenler hakkında 140.madde hükümleri uygulanır.
140.maddenin uygulanması prim belgelerinin Kurum’a verilmesine mani teşkil etmez.
(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kurum’a verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurum’ca resen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurum’ca tespit edilerek işverene tebliğ edilir.
İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz tahsilatı, durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz.
Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde 80.maddenin prim borcuna ilişkin hükmü uygulanır.
Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurum’ca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.
Sigortalının çalıştığı bir veya birkaç işte, bu Kanun’da yazılı prim ödeme şartını yerine getirmiş olmasına rağmen kendisi için verilmesi gereken kayıt ve belgeler işveren tarafından verilmediği veya verilen kayıt ve belgelerde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurum’ca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli yardım yapılır.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Bu Kanun’un 83.maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işler, gerçek veya tüzel kişilerce yapılan inşaatlardan dolayı yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığı Kurum’ca araştırılır. Usul ve esasları yönetmelikle belirlenecek bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğunun anlaşılması halinde, bildirilmemiş olan işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, gecikme zammı ile birlikte sigorta müfettişince inceleme yapılması istenilmeksizin işveren tarafından ödendiği takdirde, iş yeri hakkında sigorta müfettişine inceleme yaptırılmayabilir.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Sigorta müfettişi tarafından, Kurum’a bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurum’ca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanun’un 80.maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kurum’a itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurum’ca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Sigorta müfettişince Kurum’a asgari işçilik tutarı bildirilmediği tespit edilen işyerleri hakkında ayrıca bu Kanun’un 140.maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin son fıkralarına göre işlem yapılır.*2*
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Kamu idare ve müesseseleri (kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) Kurum’ca yazı ile istenilecek bilgileri yazılı olarak en geç bir ay içinde vermeye mecburdurlar.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Kurum’a, yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasına ilişkin yöntem, işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının tespitinde ve Kurum’a yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığının araştırılmasında dikkate alınacak asgari işçilik oranlarının saptanması ve asgari işçilik oranlarına vaki itirazların incelenerek karara bağlanması amacıyla Kurum bünyesinde; Kurum teknik elemanlarından beş kişi, Yönetim Kurulunda temsil edilen işçi ve işveren konfederasyonlarınca görevlendirilecek iki teknik eleman olmak üzere toplam yedi kişiden oluşan Asgari İşçilik Tespit Komisyonu kurulmuştur. Kurum Yönetim Kurulu kararı ile birden çok Asgari İşçilik Tespit Komisyonu kurulabilir. Asgari İşçilik Tespit Komisyonu’nun çalışma usul ve esasları ile işçi ve işveren konfederasyonlarınca görevlendirilecek teknik elemanlara, komisyona katılan Kurum teknik elemanlarının yararlandığı tutarda ek ödeme yapılmasıyla ilgili hususlar yönetmelikle belirlenir.
(Ek fıkra: 22/01/2004 - 5073 S.K./10. md.) *1* Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgenin, internet, elektronik ve benzeri ortamda Kurum’a gönderilmesinde; işyerinin ve belgenin niteliği, çalıştırılan sigortalı sayısı, illerin gelişmişlik durumu ile bilişim ve teknoloji alanındaki gelişmeler gibi hususları dikkate alarak, işverenleri zorunlu tutmaya Kurum Yönetim Kurulu yetkilidir.
(Ek fıkra: 22/01/2004 - 5073 S.K./10. md.) *1* Bu şekilde belirlenen işverenlerin yukarıda belirtilen yükümlülüğü, bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen sürede yerine getirmemeleri halinde, bu Kanun’un 140.maddesinin (c) fıkrasına göre işlem yapılır.
PRİMLERİN ÖDENMESİ:
Madde 80-(Değişik madde: 01/12/1993 - 3917/1 md.)
İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kurum’a ödemeye mecburdur.
(Ek fıkra: 09/04/2003 - 4842 S.K./32. md.) Prim borçlarının, katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenmesi mümkündür. Bu takdirde katma değer vergisi iade hakkı sahibi; kendisinin, mal ya da hizmet satın aldığı veya iştirak ya da ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup talep edebilir. Kurum’un bağlı olduğu Bakanlık, Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacak işverenleri, iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü itibariyle belirlemeye ve lehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.
77.maddenin (a) fıkrası gereğince hak edilen ve fakat ödenmemiş olan ücretler üzerinden hesaplanacak primler hakkında da yukarıdaki hüküm uygulanır.
Kurum’a fiilen ödenmeyen prim tutarları Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılamaz.
(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./38. md.;Değişik fıkra: 22/02/2006-5458 S.K./6.mad) *1* Kurum’un, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51.,102. ve 106.maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Şu kadar ki; Kurum’un prim ve diğer alacaklarının süresi içinde ve tam olarak ödenmemesi halinde, ödenmeyen kısmına, sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her ay için % 3 oranında gecikme cezası, ayrıca her ay için bulunan bu tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar, her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığı’nca açıklanacak bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi, bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Yapılacak takip sonunda tahsilinin imkânsız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olacağı anlaşılan 20 YTL’ye kadar (20 YTL dahil) Kurum alacakları, tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin Kurum Yönetim Kurulunca terkin edilebilir. Kurum Yönetim Kurulu, bu miktarı on katına kadar artırmaya, terkin yetkisinin tamamını veya bir kısmını yetki sınırlarını da belirterek Kurum Başkanına, Genel Müdürlere ve Sigorta İl/Sigorta Müdürlerine devretmeye yetkilidir. Bakanlar Kurulu ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir.
Yetkilerin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle tespit edilir.
Kurum alacaklarının tahsilinde 21/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı Sigorta Müdürlüğü’nün bulunduğu yer İş Mahkemesi yetkilidir.
Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.
Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer alacakların ödenmemiş kısmı için gecikme zammı tahsil olunur.
(Değişik fıkra: 29/09/1999 - KHK - 578/1 md.) Yangın, su baskını ve deprem gibi tabii afete uğrayan ve bunu belgeleyen işverenler ile isteğe bağlı sigorta ve topluluk sigortasına devam edenlerin hadisenin vukua geldiği tarihten itibaren üç ay içinde talepte bulunmaları halinde mevcut prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek üç aylık prim borçları hadisenin vuku bulduğu tarihten itibaren bir yıla kadar ertelenebilir.
Prim borcunun ertelendiği süre zamanaşımından sayılmaz ve ertelenen kısmına gecikme zammı uygulanmaz.
Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Bu Kanun’a ek 24.maddesinde belirtilen Kurum ve Kuruluşlar tarafından süresi içinde kuruma ödenmeyen sosyal yardım zamları için bu madde hükümleri uygulanır.
ÖDENMEYEN PRİMLER VE VERİLEN CEZALAR İÇİN KURUMCA DÜZENLENECEK BELGELER:
Madde 81-(Değişik madde: 20/06/1987 - 3395/6 md.)
Bu Kanun’a göre alınacak sigorta primleri ve para cezalarının ödenmesi için Kurum’ca işverene yapılacak bildiri üzerine prim borçları ve para cezaları ödenmezse Kurum’ca düzenlenen prim borcunu ve para cezasını gösteren belgeler resmi dairelerin usulüne göre verdikleri belgeler hükmünde olup, icra ve iflas dairelerince bunların tabi oldukları hükümlere göre işlem yapılır.
PRİM BORÇLARINA HALEF OLMA:
Madde 82-(Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/13 md.)
Sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin Kurum’a olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur.
Bu hükme aykırı sözleşmeler muteber değildir.
TEMİNATIN VE HAKEDİŞLERİN PRİM BORCUNA KARŞILIK TUTULMASI İLE YAPI KULLANMA İZİN BELGESİNİN VERİLMESİNDE BORCU YOKTUR BELGESİNİN ARANMASI: *1*
Madde 83-(Değişik madde: 20/06/1987 - 3395/7 md.)
Genel ve katma bütçeli kuruluşlar, il ve belediyeler veya sermayesinin en az yarısı genel ve katma bütçeli kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan teşekkül ve müesseseler, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan kurum ve kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşların ihale yolu ile yaptırılan her türlü işleri üzerine alanları ve bunların adreslerini Kurum’a bildirmekle yükümlüdürler.
Sigorta primlerinin hakedişlerden mahsubu yapılmak şartıyla alıkonularak ödenmesi esastır. Ödemenin ve teminatın geri verilmesine ait işlemlerin usul ve esasları Bakanlar Kurulu’nca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.
(Ek fıkra: 24/06/2004 - 5198 S.K./12. md.) Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından, yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce ilgililerden bu bina inşaatı işyerlerinden dolayı Kurum’a borçlarının bulunmadığına dair Kurum’ca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi zorunludur.
YERSİZ OLARAK ALINAN PRİMLERİN GERİ VERİLMESİ:
Madde 84-Yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primler, alındıkları tarihlerden on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geri verilir.
İşverenlere geri verilecek primler için Kurum’ca kanuni faiz de ödenir. Bu faiz, primin Kurum’a yatırıldığı tarihi takibeden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.
Primleri geri verilenlere, primleri iptal edilen çalışmaları dolayısıyla, Kurum’ca iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından yapılmakta olan yardım ve ödemeler durdurulur. Hastalık, Analık, Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarından yapılmakta olan yardımlar ile verilmekte olan ödenek ve aylıklar ise, ilgililer bu sebeple gerekli yardım, tahsis ve ödeme şartlarını yitirmiş olurlarsa durdurulur. Şu kadar ki, daha önce sağlanan yardımlara ait giderler ilgililerden geri alınmaz.
BÖLÜM-IX
İSTEĞE BAĞLI SİGORTA
ŞARTLAR:
Madde 85-(Değişik madde: 09/04/2003 - 4842 S.K./33. md.) *1* *2*
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için;
A-a)En az 1080 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak,
b)Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak ve buralardan kendi sigortalılığından dolayı aylık bağlanmamış olmak,
c)İsteğe bağlı olarak her ay kesintisiz otuz gün üzerinden malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek,
d)Örneği Kurum’ca hazırlanacak isteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kurum’a müracaatta bulunmak, şarttır.
B-İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum’ca alındığı tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. Şu kadar ki, isteğe bağlı sigortanın başladığı tarihte, sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgileri kesilmediği tespit edilenlerin isteğe bağlı sigortalılıkları başladığı tarih itibariyle iptal edilerek, ödedikleri primler faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilir.
C-a)İsteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler, ödeyecekleri sigorta primlerini bu Kanun’un 78.maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak şartıyla kendileri belirlerler. İsteğe bağlı sigorta primi oranı % 25 olarak uygulanır. *4*
b)İsteğe bağlı sigorta primlerinin, en geç ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi zorunludur. Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için, bu tarihten başlanarak 80 inci madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.
D-İsteğe bağlı sigortalılık;
a)Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları günden,
b)İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, buna ait dilekçelerinin Kurum’ca alındığı tarihten önceki primi ödenmiş son ayın bitiminden,
c)İsteğe bağlı sigorta primini art arda üç ay ödemeyenlerin primi ödenmiş son ayın bitiminden,
d)Tahsis talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış veya toptan ödeme yapılmış olmak koşulu ile tahsis talep tarihinden,
e)Ölen sigortalının ölüm tarihinden, itibaren sona erer.
E-(Değişik bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./39. md.) *3* Bu maddenin (A) bendinin (a) alt bendinde belirtilen koşullar sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki iş yerlerinde çalışmak üzere giden Türk işçileri için aranmaz. Bu maddenin (D) bendinin (a), (b) ve (c) alt bentlerine göre isteğe bağlı sigortalılığı sona eren sigortalının, yeniden isteğe bağlı sigortaya devam edebilmesi için tekrar yazılı müracaatta bulunması şarttır.
TOPLULUK SİGORTASI:
Madde 86-Kurum, 2.ve 3.maddelere göre sigortalı durumunda bulunmayanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca onanacak genel şartlarla (İş kazalarıyla meslek hastalıkları), (Hastalık), (Analık), (Malullük, yaşlılık ve Ölüm) sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için, işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle sözleşmeler yapabilir.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./40. md.) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, bu Kanunun 78.maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında olmak şartıyla kendilerinin belirleyeceği miktarın % 30′udur. Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80.madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./40. md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki iş yerlerinde çalışmak üzere giden Türk işçilerine istekleri halinde 85 inci madde hükümleri uygulanır.
BÖLÜM-X
ORTAK HÜKÜMLER
ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN ARACILIĞI:
Madde 87-Sigortalılar 3. bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl iş veren de sorumludur.
Bir işde veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3.kişiye aracı denir.
ÖDENEK VE GELİRLERE ESAS TUTULACAK GÜNLÜK KAZANÇ:
Madde 88-İş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödenek ve gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, iş kazasının veya doğumun olduğu, yahut meslek hastalığı veya hastalık dolayısıyla iş göremezliğin başladığı tarihten önceki üç takvim ayı içinde, bu Kanun’un uygulandığı bir veya birkaç işte 77.maddenin (a) ve (b) fıkralarına göre elde edilen ve sigorta primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamının 90’ da biridir.
Günlük kazancın hesabına esas tutulan üç takvim ayı içinde bazı iş günlerinde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış olan sigortalının ödenek ve gelire esas olan kazancı, o üç aylık devre içinde 77.maddenin (a) ve (b) fıkralarına göre elde ettiği kazancı, o üç aylık devre içinde 77.maddenin (a) ve (b) fıkralarına göre elde ettiği kazanç toplamının 77.maddenin (a) fıkrasına göre ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
77.maddenin (c) fıkrasına göre yapılan ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas tutulan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar, günlük kazancın hesabında nazara alınmaz.
Günlük kazancın hesabında 77.maddenin (b) fıkrasında belirtilen ödemeler de nazara alınsa, ödenek ve gelire esas alınan günlük kazancın tutarı, 77.maddenin (a) fıkrasında yazılı ücret toplamının 90’a veya ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca bunun %50’si oranında bir ekleme yapılarak bulunan miktardan çok olamaz.
Günlük kazancın hesabına esas tutulan üç aylık dönem içinde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalının günlük kazancının tesbitinde, iş kazasının veya doğumun olduğu yahut meslek hastalığı veya hastalık dolayısıyla iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki takvim ayı içinde çalıştığı son üç aylık dönemde elde ettiği kazanç esas tutulur ve günlük kazanç yukarıki fıkralara göre hesaplanır.
12 aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı işe girdiği takvim ayı içinde iş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla iş göremezliğe uğrarsa, günlük kazancı, iş göremezliğinin başladığı tarih ile işe girdiği tarih arasındaki sürede elde ettiği kazanç toplamı ücret aldığı gün sayısına bölünerek hesaplanır. İşe girdiği gün iş kazasına uğrayan sigortalının da taraflarca kararlaştırılmış olan günlük ücreti günlük kazanç sayılır. Sigortalı olarak çalışmaya ilk defa başlayanlar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğrayan ve parça başına veya yapılan iş miktarına göre ücret alan sigortalının günlük kazancının hesabında aynı veya benzeri bir işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
Günlük kazancının hesabına esas tutulan dönem içinde aynı zamanda birden çok işde çalışan sigortalının ödenek ve gelire esas tutulacak günlük kazancının tesbitinde, bu işler dolayısıyla elde edilen ve sigorta primi hesabına esas tutulan kazançlar ayrı ayrı nazara alınır ve günlük kazanç yukarıdaki esaslar dairesinde hesaplanır.
Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı, bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıki fıkralara göre hesaplanır.
İş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak yıllık kazanç, yukarıki hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın 360 katıdır.
GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİNİN HESAPLANMASI:
Madde 89-(Birleştirilen ve değiştirilen birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar: 20/06/1987-3395/9 md.) İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, sigortalının sağlık tesislerine yatırılmak yahut bakımı Kurum’ca sağlanarak kaplıca veya içmelere gönderilmek yoluyla tedavi ettirildiği takdirde, 78. ve 88.maddeler gereğince hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayakta tedavi ettirildiğinde ise üçte ikisidir.
Sürekli iş göremezlik geliri almakta olan sigortalı aynı arıza veya meslek hastalığı dolayısıyla yeniden tedavi edilir ve yazılı istekte bulunursa, sürekli iş göremezlik gelirine esas tutulan kazanca göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile üç aylık sürekli iş göremezlik gelirinin doksanda biri arasındaki fark, kendisine her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
Geçici iş göremezlik ödenekleri haftalık olarak ve işledikten sonra Kurum’ca verilir.
Kurum’dan doğrudan doğruya alınmasında güçlük bulunursa, bu ödenek, Kurum’un talimatı uyarınca, işveren tarafından Kurum hesabına sigortalıya verilir. Kurum, bu kanuna uygun olarak verilen ödenekleri belgelerine dayanarak işverene öder.
Sigortalı kadının analığında verilecek günlük ödenek, kazancının üçte ikisidir.
MUAYENE İÇİN VERİLECEK BELGE:
Madde 90-(Değişik madde: 16/06/1975 - 1912/5 md.)
İşveren, işkazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde, sigortalının kazancını ve prim ödeme gün sayılarını göstermek üzere, örneği Kurum’ca hazırlanacak belgeyi düzenleyerek sigortalıya vermekle yükümlüdür.
İşveren, 35. ve 40.maddelerde öngörülen 120 günlük prim şartını yerine getirmiş olan sigortalının karısı ve geçindirmekle yükümlü olduğu çocukları ile sigortalı kadının geçindirmekle yükümlü olduğu kocası ve çocuklarının, hastalıkları halinde, sağlık yardımlarından yararlandırılmalarını sağlamak ve altı ay için geçerli olmak üzere prim ödeme gün sayılarını gösterir örneği Kurum’ca hazırlanacak belgeyi, talebi halinde, düzenleyerek sigortalıya vermekle yükümlüdür.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı belgelerdeki bilginin eksik veya yanlış olması sebebiyle, sözü edilen fıkralarda belirtilen kimseler için Kurum’ca yersiz olarak yapılan her türlü masraflar işverene ödetilir.
GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEKLERİNİN BİRLEŞMESİ:
Madde 91-Bir sigortalıda, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse, sigortalıya, iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortalarından hak kazandığı geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.
GELİR VE AYLIKLARIN BİRLEŞMESİ:
Madde 92-Hem malullük hem de yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı bağlanır.
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz.
Malullük sigortasından aylık bağlanmasına ve yaşlılık sigortasından toptan ödeme yapılmasına hak kazanan sigortalıya yalnız aylık verilir.
ANA VE BABALARINDAN GELİR VEYA AYLIĞA HAK KAZANAN ÇOCUKLAR:
Madde 93-(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./41. md.) Sigortalı olan ana ve babalarının ölümlerinde her ikisinden de gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanan çocuklara, ana veya babadan bağlanan gelir ve aylıklardan, önce bu Kanun’un 92.maddesi dikkate alınarak yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır.
Ancak, 71.madde gereğince yapılacak toptan ödemelerde yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
LİRA KESİRLERİ:
Madde 94-Bu Kanun’a göre sigortalıya veya hak sahibi kimselerinin her birine bağlanacak gelir veya aylığın aylık tutarındaki lira kesirleri liraya çıkarılır.
DEĞİŞEN GELİR VE AYLIKLARIN BAŞLANGICI:
Madde 95-(Değişik madde: 04/10/2000 - KHK/616, md.60;İptal: Anayasa M.’nin 31/10/2000 tarih ve 2000/65 Esas ve 2000/38 Kararı ile; Değişik madde: 29/07/2003 - 4958 S.K./42. md.)
Bu Kanun’a göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi kimselerin durumlarında kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık miktarının değiştirilmesini gerektiren bir durum meydana gelirse, gelir veya aylık miktarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre değiştirilir. Bu Kanun’un 25., 57. ve 101.maddeleri hükümleri saklıdır.
AYLIKLARIN ALT SINIRI:
Madde 96-(Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/14 md.)
(Değişik fıkra: 25/08/1999 - 4447/13 md.) Bu Kanun’a göre bağlanacak aylıklar, 78.maddeye göre tespit edilen prime esas günlük kazanç alt sınırının aylık tutarının %35′inden az olamaz.
Sosyal Sigortalar Kurumu’na devrolunan sandıklardan 991 sayılı Kanun’un geçici 2.maddesine göre bağlanmış emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylıkları ile mezkur Kanun’un geçici 1.maddesinin 1.fıkrasına göre kurumca bağlanacak aylıklarla dul ve yetim aylıkları (aylık alan tek kişi de olsa) toplamı, yukarıdaki fıkraya göre bulunacak alt sınırdan aşağı olamaz.
Hak sahibi kimselerin gelir ve aylıkları; hak sahibi bir kişi ise bu maddenin 1.fıkrasına göre hesaplanan alt sınır aylığının %80′inden, hak sahibi iki kişi ise %90′ından az olamaz.
İşgöremezlik derecesi %25 ve daha yukarı olanlara bu Kanun’un 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca bağlanacak sürekli kısmi işgöremezlik gelirinin aylık tutarı bu Kanun’un 78.maddesi uyarınca tespit olunacak günlük kazanç alt sınırının 30 katının %70′inden az olamaz.
(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./43. md.) Sigortalı veya hak sahibine bu Kanun hükümlerine göre bağlanan gelir veya aylıklardan, ilk hak edilen gelir veya aylık dışında sonradan bağlanacak gelir ve aylıklar için yukarıdaki fıkralardaki hükümler uygulanmaz. Aynı anda birden fazla gelir veya aylık hak edilirse, yüksek olanı ilk hak edilen gelir veya aylık olarak esas alınır.
(Ek fıkra: 20/06/1987 - 3395/10 md.) Bu madde hükmü sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmi aylıklar için nazara alınmaz.
GELİR VE ÖDENEKLERİN, GÜNLÜK KAZANCIN ALT SINIRINA GÖRE ARTIRILMASI:
Madde 97-(Mülga madde: 25/08/1999 - 4447/62 md.)
GELİR VE AYLIKLARIN ÖDENMESİ:
Madde 98-(Değişik fıkra: 20/03/1985 - 3168/4 md.) Sigortalıya veya hak sahibi olan kimselere bağlanan gelir veya aylıkların her ay veya üç ayda bir peşin olarak verilmesi ile gelir ve aylıkların ödeme tarihlerini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Peşin verilen gelir ve aylıklar durum değişikliği veya ölüm halinde geri alınmaz.
ZAMANAŞIMI VE HAKKIN DÜŞMESİ:
Madde 99-(Değişik madde: 29/04/1986 - 3279/5 md.)
Bu Kanun’da aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.
İş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından kazanılan diğer haklar ile hastalık ve analık sigortalarından doğan haklar ise, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
Geçici iş göremezlik ödeneğini veya herhangi bir döneme ilişkin gelir veya aylığını beş yıl içinde almayanların, söz konusu ödenek, gelir veya aylıkları ödenmez.
AVANS:
Madde 100-(Değişik madde: 29/06/1978 - 2167/11 md.)
Kurum’ca, gelir, aylık veya toptan ödeme işlemlerine başlanmış bulunan ve gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazandığı anlaşılan sigortalı veya hak sahiplerine; işlemlerin gecikmesi halinde gecikmenin her ayı için asgari aylık veya gelirden az olmamak veya yapılacak toptan ödemenin %75′ini geçmemek üzere ilerideki alacaklarından kesilmek üzere avans ödenir.
ÇOCUKLARIN KONTROL MUAYENELERİ:
Madde 101-(Değişik madde: 20/03/1985 - 3168/5 md.)
Bu Kanun’a göre gelir veya aylık bağlanan çalışamayacak durumda malul çocuklar ile malullük veya yaşlılık aylığı bağlanan sigortalının çalışamayacak durumda malul çocukları, Kurum’ca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.
Bağlanmış bulunan gelir ve aylıklar, kontrol muayenesi sonunda tespit edilecek malullük durumuna göre gerekirse rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak eksiltilir veya kesilir.
Kabul edilir bir özürü olmadığı halde kontrol muayenesi, kurumunun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten sonraki aybaşına kadar yaptırılmazsa, çocukların çalışamayacak durumda malul sayılmaları sebebiyle bağlanmış veya artırılmış bulunan gelir ve aylıklar kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki aybaşından başlanarak eksiltilir veya kesilir.
Şu kadar ki, kontrol muayenesi Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten başlanarak üç ay içinde yaptırılır ve malullük durumunun devam ettiği tespit olunursa, eksiltilen veya kesilen gelir veya aylıklar eksiltildiği veya kesildiği tarihten başlanarak verilir.
Kontrol muayenesi Kurum’un yazılı bildirisinde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptırılır ve malullük durumunun devam ettiği tespit olunursa, eksiltilen veya kesilen gelir veya aylıklar rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak ödenir.
YOL PARASI VE ZARURİ MASRAFLAR:
Madde 102-(Değişik madde: 29/06/1978 - 2167/12 md.)
Bu Kanun gereğince sigortalılar ile bunların hak sahibi kimseleri ve 35, 36, 40 ve 42.maddelerde sözü edilenler:
a)Muayene ve tedavi,
b)Protez araç ve gereçleri ile ortopedik cihazların sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,
c)Analık,
d)Sürekli iş göremezlik veya malullük durumlarının tespiti,
e)Erken yaşlanma halinin tespiti,
f)Sağlık durumlarının tespiti,
g)Raporların Kurum’ca yeterli görülmemesi yeniden muayene,
h)Kontrol muayenesi,
dolayısıyla Kurum’ca bir yerden başka bir yere gönderilirlerse, bunların ve sağlık durumları sebebiyle başkaları ile birlikte gitmelerinin gerektiği hekim raporu ile belgelenenler ile 15 yaşına kadar (15 yaş dahil) çocuklar ile birlikte gidecek kimselerin gidip gelme yol paraları ile zaruri masrafları, kurumca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre ödenir.
İlgililerin istekleri veya itirazları üzerine kurumca muayeneye gönderilenlerden, sadece isteklerinin doğru olduğu anlaşılanların gerektiğinde bunlarla beraber gidenlerin gidip gelme yol paraları ile zaruri masrafları verilir.
Yukarıda belirtilen durumlarda gerek bulundukları gerek gönderildikleri yerlerde yapılan muayene ve müşahedeler için ilgililerden Kurum’ca masraf alınmaz.
CENAZE MASRAFI KARŞILIĞI:
Madde 103-İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı ile sigortalı olarak çalışmakta veya malullük yahut yaşlılık aylığı almakta iken veyahut sigortalı olarak çalıştığı işden ayrıldığı tarihten bir yıl geçmeden ölen sigortalının ailesine, Bakanlar Kurulu’nca tesbit edilecek tarife üzerinden, cenaze masrafı karşılığı ödenir.
Cenaze gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılırsa, masrafların belgelere dayanan ve Bakanlar Kurulu’nca tesbit edilen tarifedeki miktarı geçmeyen kısmı bunlara ödenir. Şu kadar ki, yapılan masraflar bu miktardan az olursa artanı sigortalının ailesine verilir.
Cenaze masrafı, ölüm, iş kazasından veya meslek hastalığından ileri gelmişse bu sigorta kolu hesabından, başka sebepten ileri gelmişse ölüm sigortası hesabından karşılanır.
KISA VADELİ SİGORTA KOLLARINDA NAZARA ALINMIYAN SÜRELER:
Madde 104-A)Herhangi bir sebeple silah altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,
B)Hükümlülükle sonuçlanmıyan tutuklukta geçen süre,
C)İş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık veya analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre,
D) (Ek bend: 29/07/2003 - 4958 S.K./44. md.) Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde geçen süre,
(Değişik paragraf: 04/10/2000 - KHK/616, md.61; İptal: Anayasa M.’nin 31/10/2000 tarih ve 2000/65 Esas ve 2000/38 Kararı ile; Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./44. md.) Bu Kanun’un 32., 35., 37., 48., 49. ve 51.maddelerinde belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin başladığı veya hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir yılın ve onbeş ayın hesabında da nazara alınmaz.
UZUN VADELİ SİGORTA KOLLARINDA NAZARA ALINMI